Osmanlı Devleti’nde Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murad dönemlerinde baş mimar olan Mimar Sinan’ın doğduğu yer olan Ağırnas’ta çıkarılan dorak taşı, dünyada tek olma özelliğini taşıyor.
Babasından öğrendiği meslekle günümüzde sayılı dorak taşı ustasından biri olan Oğuz Ayata, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Somut Olmayan Kültür Mirası Taşıyıcıları kimliğini aldı.
Asırlık ekipmanlarla sanatı devam ettirdiğini söyleyen Ayata, mesleğine olan tutkusunu, anlatırken, Mimar Sinan’ın köyünde doğduğu için gurur duyduğunu söyledi. Ayata, taşları elektrikli testere kullanmadan elleriyle şekillendiriyor.
Ayata’nın mesleğe başlamasına babası neden olmuş. Ayata, mesleğini başlamasını şöyle anlattı:
“Yaklaşık 7-8 yıldır dorak taşı yapıyorum. Babamın çocukluğunda yaptığı evimizde bir dorak taşı vardı, onda yoğurt süzdürmek istedik. Babam yaparken ben şevkle izledim, çok hoşuma gitti. Yaparken videoya çektim ve sosyal medyada paylaştım. Dorak taşını bana babam öğretti, benim ustam babam Bekir Ayata’dır.”
Tescil sürecini aktaran Ayata, “Yoğurt 2 bin 200 sene öncesinde Türk yemeği olarak kabul edilip görüldüğünden bu yana inanıyorum ki bu taş da kullanılıyordu. Çok eski bir tarihte var olduğu için günümüzde aktif kullanılmasına önem verdim. Bu sanatı üzerime tescilletmek istedim. Yaptığımız bilinmiyordu, ben bilinsin istedim. O yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Somut Olmayan Kültür Mirası Taşıyıcıları için başvuruları yaptım ve kabul edildi. Ankara’ya heyete çağrıldım ve 3-4 tane örnek götürerek sundum. Heyetimiz bu sanatı uygun gördü ve bu kimliği kazandım. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak sanatımızı yapmaya devam edeceğim.”
‘’SADECE BİZİM KÖYÜMÜZDE VAR”
Sanatın kendisinden sonra da devam etmesini istediğini söyleyen Ayata, “Burada taşla ilgilendiğimi gören çocuklar tozuyor diye kaçıyor. Birkaç kişi de olsa benden sonra bu sanatı devam ettirmesini isterim. Çünkü çok önemli bir sanat, sadece köyümüzde olan bir sanat. Madeni de sadece bizim köyümüzde var, her yumuşak taştan olmuyor. Bu taş diğer yumuşak taşlardan çok farklı, yoğurda taşını, toprağını çıkartmıyor” ifadelerini kullandı.
Dorak yoğurdu ile dorak taşına ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Prof. Dr. Osman Özsoy, şunları söyledi:
“Ağırnas’ta taş, insanlık tarihi boyunca kullanılan bir malzemedir. Kayaları oyarak içinde yerleşim yerleri oluşturdukları gibi, yeryüzüne de evler yapılarak bu taş sürekli kullanılmakta ve hâlâ günümüzde en önemli yapı malzemesidir. Birçok çeşit taş vardır ancak Ağırnas’a mahsus özel bir taş bulunmaktadır. Coğrafi işaret alabilecek kadar da önemli bir taş bu. Biz buna Dorak taşı diyoruz. Bu taş ‘doraklık’ dediğimiz yerden çıkıyor. Mimar Sinan zamanından beri kullanılan, bölgemizdeki taş ocaklarında dorak için açılmış, sadece bu taşın ustalarının tespit edebildiği damarına, yönüne, yumuşaklığına karar vererek belirledikleri bölgelerden temin edilmektedir.
Dorak taşı, buzdolabının ve elektriğin olmadığı zamanlarda daha yaygındı. Hem yoğurdu kullanabilmek hem de uzun süre muhafaza edebilmek için önemliydi. Bu taşın burada kullanılması, yoğurdun tüketilmesi ve aynı zamanda iş kolu olarak taşın kesilip objeye dönüştürülmesi bir gelenek haline gelmiştir. Günümüzde de zor da olsa, Ağırnas’ın ziyaret edilmesiyle tekrar gündeme gelen bir kavram oldu.”