39 yaşında hayatını kaybetti: Araç tutmasıyla başlayan beyin tümörü hikâyesi

Img
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

BBC’nin sevilen programı Antiques Roadshow’a 2018 yılında katılan Theo Burrell, seramik, cam ve dekoratif sanatlar alanındaki uzmanlığıyla tanınıyordu. Genç müzayede uzmanına Haziran 2022’de, hızlı büyüyen ve tedavisi son derece güç bir beyin tümörü türü olan glioblastom teşhisi konuldu.

Burrell ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi gördü. Hastalığı sırasında yaşadıklarını sosyal medya üzerinden paylaşarak beyin tümörleri konusunda farkındalık yaratmaya çalıştı. İlk tahminlerden çok daha uzun yaşayan Burrell, bu süreçte oğlunun okula başladığını gördü ve uzun yıllardır birlikte olduğu partneriyle evlendi.

Ailesi, Burrell’in 8 Temmuz 2026’da sevdiklerinin yanında hayatını kaybettiğini açıkladı.

Burrell’in bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettiği ilk dönem 2021 yılının Noel tatiline uzanıyordu. Uzun bir otomobil yolculuğu sırasında beklenmedik biçimde araç tutması yaşayan Burrell, daha önce böyle bir sorunla karşılaşmadığı için durumu garipsemişti.

Aynı dönemde şiddetli migren benzeri baş ağrıları, mide bulantısı ve görme sorunları da yaşamaya başladı. Küçük oğlu kısa süre önce kreşe başladığı için başlangıçta bir mide enfeksiyonu kapmış olabileceğini düşündü.

Araç tutması tek başına beyin tümörüne özgü bir belirti değil. Ancak daha önce yaşanmayan bulantı, baş dönmesi, görme değişikliği ve giderek şiddetlenen baş ağrısının birlikte ortaya çıkması tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Beyin tümörlerinde belirtiler, tümörün yerine ve kafa içindeki basınç değişikliklerine göre farklılaşabiliyor.

Aniden başlayan bulanık veya çift görme, beyin tümörlerinde karşılaşılabilen görme değişiklikleri arasında bulunuyor. Tümörün kendisi ya da çevresindeki şişlik, göz hareketlerini kontrol eden sinirleri ve beynin görmeyle ilgili bölgelerini etkileyebiliyor.

Bazı kişiler nesneleri üst üste görürken bazıları görüş alanının bir bölümünü kaybedebiliyor. Gözlerde istemsiz hareketler, odaklanma güçlüğü veya çevresel görüşün daralması da ortaya çıkabiliyor.

Çift görmenin göz kasları, diyabet, migren ve sinir sistemiyle ilgili başka nedenleri de olabilir. Ancak özellikle yeni başlamışsa, sürekli hale gelmişse veya baş ağrısı, güç kaybı ve konuşma bozukluğu gibi başka belirtiler eşlik ediyorsa gecikmeden değerlendirilmesi gerekiyor.

Sık sık bardak, telefon veya anahtar düşürmeye başlamak yalnızca dalgınlık olarak görülebiliyor. Ancak yeni ortaya çıkan sakarlık, el becerisinde azalma veya vücudun bir tarafındaki güçsüzlük beynin hareket ve koordinasyonu yöneten bölgeleriyle ilgili bir soruna işaret edebilir.

Beyin tümörlerinde kol veya bacaklardan birinde ilerleyici güç kaybı, düğme iliklemekte zorlanma, yazının bozulması, yürürken ayağın sürüklenmesi veya dengenin değişmesi görülebiliyor.

Bu tür şikâyetler sinir sıkışması, vitamin eksikliği, ortopedik sorunlar veya felç gibi çok farklı nedenlerle de ortaya çıkabilir. Özellikle tek taraflı güçsüzlük aniden başladıysa acil yardım çağrılması gerekir.

Beyin tümörünün büyümesi veya beyin sıvısının dolaşımını engellemesi kafa içindeki basıncı artırabilir. Bunun sonucunda sürekli bulantı, kusma, baş dönmesi, sersemlik ve uyku hali yaşanabilir.

Tümörün dengeyi yöneten beyincik veya beyin sapı gibi bölgelere yakın olması halinde yürürken savrulma, düz bir çizgide ilerleyememe ve çevrenin dönüyormuş gibi hissedilmesi de mümkün.

Bulantının mide enfeksiyonu, gıda zehirlenmesi, migren, iç kulak hastalıkları ve ilaçlar gibi çok daha yaygın nedenleri bulunuyor. Fakat açıklanamayan bulantı ve kusma haftalarca sürüyor, özellikle sabahları artıyor veya yeni başlayan baş ağrılarıyla birlikte görülüyorsa doktora başvurulması önem taşıyor.

Yeterince uyunmasına rağmen gün boyunca gözleri açık tutmakta zorlanmak ve günlük işleri yapamayacak kadar tükenmiş hissetmek, beyin tümörü bulunan kişilerde görülebilen şikâyetlerden biri.

Bu yorgunluk yalnızca uykusuzluk hissi şeklinde olmayabilir. Konsantrasyon güçlüğü, hareketlerin yavaşlaması, isteksizlik ve dinlenmeye rağmen enerjinin geri gelmemesi de tabloya eşlik edebilir.

Bununla birlikte kansızlık, tiroit sorunları, depresyon, uyku apnesi, enfeksiyonlar ve kullanılan ilaçlar da yoğun yorgunluğa yol açabilir. Şikâyetin yeni başlaması, giderek ağırlaşması veya baş ağrısı, görme problemi ve denge kaybı gibi nörolojik değişikliklerle birlikte görülmesi önemlidir.

Kulakta sürekli çınlama, uğultu veya vızıltı duyulması çoğunlukla işitme kaybı, yüksek sese maruz kalma ya da iç kulak sorunlarıyla bağlantılıdır. Bununla birlikte beynin işitme yollarını veya işitmeyle ilişkili sinirleri etkileyen bazı tümörlerde de çınlama ve işitme değişiklikleri görülebiliyor.

Tümörün temporal lob gibi sesi işleyen bölgeleri etkilemesi halinde kişinin gerçekte olmayan sesler duyması, konuşmaları anlamakta zorlanması veya kelimeleri ayırt edememesi de mümkün.

Tek taraflı ve giderek artan çınlama, işitme kaybı, yüz uyuşması veya denge problemiyle birlikte ortaya çıkıyorsa kulak burun boğaz ya da nöroloji değerlendirmesi gerekebilir.

Beynin parietal lobu; dokunma, basınç, ağrı ve sıcaklık gibi duyulardan gelen bilgilerin anlamlandırılmasında önemli rol oynuyor. Bu bölgeyi etkileyen bir tümör, kişinin elindeki bir nesnenin sıcak mı soğuk mu olduğunu anlamasını zorlaştırabilir.

Bazı kişiler hafif dokunuşları hissedemeyebilir, sivri ve kör yüzeyleri ayırt etmekte zorlanabilir veya vücudunun bir tarafında duyusal kayıp yaşayabilir.

Duyu kaybı sinir hasarı, diyabet, bel-boyun fıtığı ve dolaşım sorunları gibi nedenlerden de kaynaklanabilir. Ancak aniden ortaya çıkan tek taraflı uyuşma veya duyu kaybı felç belirtisi olabileceğinden acil müdahale gerektirir.

Beyin tümörleri bazı kişilerde yalnızca fiziksel değil, davranışsal ve psikolojik değişikliklere de neden olabiliyor. Özellikle karar verme, dürtü kontrolü ve sosyal davranışlarla bağlantılı bölgeler etkilendiğinde daha önce görülmeyen öfke, saldırganlık, içe kapanma veya umursamazlık ortaya çıkabilir.

Kişi daha tahammülsüz davranabilir, uygunsuz konuşmalar yapabilir, planlama yeteneğini kaybedebilir veya ailesinin “artık eskisi gibi değil” diyeceği kadar belirgin biçimde değişebilir.

Kişilik değişikliklerinin depresyon, yoğun stres, uyku bozukluğu ve kullanılan ilaçlar gibi birçok nedeni bulunuyor. Ancak ani veya giderek ilerleyen davranış değişikliklerine unutkanlık, konuşma bozukluğu ya da fiziksel güçsüzlük eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme yapılmalı.

Kol, el, bacak veya yüzde başlayan açıklanamayan karıncalanma ve uyuşma, tümörün beynin duyuları işleyen bölgelerini etkilemesi halinde ortaya çıkabilir.

Bazı kişilerde bu his sürekli olurken bazı kişilerde kısa süreli ataklar halinde yaşanabilir. Kısa süren uyuşma, yanma veya karıncalanma atakları bazen yalnızca beynin belirli bir bölgesini etkileyen küçük nöbetlerin belirtisi de olabilir.

Karıncalanmanın sinir sıkışması, vitamin eksikliği, diyabet ve dolaşım bozuklukları gibi çok sayıda olası nedeni vardır. Fakat belirtilerin giderek yayılması, vücudun yalnızca bir tarafını etkilemesi veya konuşma ve hareket sorunlarıyla birlikte görülmesi önemlidir.

İdrara çıkma düzeninde değişiklik veya idrarı kontrol etmekte zorlanma, özellikle beyin ve omuriliğin mesane kontrolüyle bağlantılı bölgelerini etkileyen tümörlerde görülebiliyor.

Ancak idrar kaçırma glioblastomun en tipik ya da tek başına değerlendirilmesi gereken bir belirtisi değil. İdrar yolu enfeksiyonları, prostat sorunları, gebelik, pelvik taban zayıflığı, diyabet ve kullanılan ilaçlar çok daha sık karşılaşılan nedenler arasında.

Yeni başlayan idrar kontrolü kaybına bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, yürüme güçlüğü veya bel ağrısı eşlik ediyorsa sinir sistemi ya da omurilik üzerinde baskı bulunma ihtimali nedeniyle acil değerlendirme gerekebilir.

Bu belirtilerden birini yaşamak kişinin beyin kanseri olduğu anlamına gelmez. Baş ağrısı, yorgunluk, bulantı ve karıncalanma toplumda oldukça yaygındır ve çoğu zaman daha basit nedenlerle ortaya çıkar.

Asıl dikkat edilmesi gereken; kişinin normalinden farklı, açıklanamayan, kalıcı veya giderek şiddetlenen belirtilerdir. Yeni başlayan nöbet, aniden gelişen konuşma bozukluğu, yüzde kayma, tek taraflı güçsüzlük, bilinç kaybı, dayanılmaz baş ağrısı ya da ani görme kaybında acil yardım istenmelidir.

Haftalar içinde ilerleyen baş ağrısı, kusma, görme değişikliği, denge sorunu, unutkanlık veya kişilik değişiklikleri ise doktor tarafından değerlendirilmelidir. Beyin tümörü tanısı yalnızca belirtilerle konulamaz; nörolojik muayene ve gerekli görülmesi halinde görüntüleme yapılması gerekir.

yok

Author: Tolga Aydın